Şirketlerde Organizasyon Şema tasarımı üzerine yazımda (Organizasyonel Yapılanma-Divide Et İmpera Taktiği) şirketlerin böl-yönet taktiğine uygun olarak belirli işleri yapan departmanlara bölündüğünü ve bu sayede daha sağlıklı yönetildiğini belirtmiştim. Aynı yazı içerisinde bu yaklaşımın siyaset bilimi açısından olumsuz bir algı yaratmasına rağmen, şirketleri anlamlı bölümlere parçalamanın ve birbiri ile entegre olarak yönetmenin işletme bilimi açısından ise kaçınılmaz ve olumlu bir yaklaşım olduğundan bahsetmiştim. Bu yazımda ise Dijital Çağ olarak adlandırdığımız bir dönemde anlamlı parçalara bölünen ancak entegre bir şekilde yönetilemeyen Orta Çağ Şirketleri’ni ele alacağım.
Dijital Çağ, daha gelişmiş ürün ve hizmet sunumunu sağlamak için yönetsel ve operasyonel birçok alanda şirketlerin önemli değişimlerden geçmesine neden olan günümüz gerçeklerini tanımlar. Bu tanım içerisinde süreçlere dahil edilen daha az insan gücü, daha çok birbiri ile etkileşimli dijital ve robotik sistemler ön plana çıkmaktadır. Böylelikle maliyet, verimlilik, kalite, hız, sürdürülebilirlik gibi en temel şirket başarı kriterlerinin daha da geliştirilmesi sağlanmaktadır. Genel anlamda Dijital Çağ, özelde ise Endüstri 4.0 terimi ile şirketler için tasvir edilen gelişmeleri artık hepimiz yakından biliyor ve takip ediyoruz. Bu gelişmeler içerisinde şirketlere katma değer sağlayacak önemli unsurlardan birisinin de tüm süreçlerin akıllı sistemler sayesinde hem iç, hem de dış müşteri ve tedarikçiler ile daha iyi entegre olmuş bir sistem yaratmaya olanak verdiğini görüyoruz. Böylelikle şirketin sahip olduğu bilgi ve malzeme akışının daha az direnç ile karşılaşarak hedefe ulaşacağını ön görüyoruz. Peki, böylesi kusursuz bir sisteme ulaşmayı hedeflediğimiz bir dönemde Orta Çağ’dan kalma şirket nasıl olunur?
Orta Çağ, özellikle bugün gelişmiş ülkelerin bulunduğu coğrafyaların dogmatik düşüncenin tutsağında olduğu dönem olarak bilinir. İnsanlık tarihi açısından entelektüel sermayenin gelişmesinin önünün kesildiği ve karanlık bir düşünce anlayışının olduğu dönemdir Orta Çağ. Ancak, aynı zamanda birçok güçlü krallığın yönetsel açıdan zayıfladığı ve derebeylik olarak tarif edilen yerel yönetimlerin gücünün doruğa ulaştığı dönemdir. Bu dönemde merkezi yönetimlerin zayıflığı nedeniyle yerel yöneticilerin hakim olduğu bölgenin tüm kurallarını kendisinin belirlediği ve derebeylikler arasında ciddi bir güç çatışmasının yaşandığı görülmektedir. Böylesi bir tablonun sonucu olarak ise adil yönetim, güçlü merkezi yapı, refah toplum, entelektüel gelişim gibi kavramların çöktüğünü görürüz.
Konu işletme bilimi olduğunda genelleme yapmak tehlikeli sonuçlar doğurabilir ancak, günümüzde dahi birçok şirket için hala varlığını sürdüren olumsuz bir tablodan bahsetmek yanlış olmayacaktır. Şirketlerimizin birçoğunda departmanların birbiri ile güç çatışması içerisinde olduğu, bilgi akışı konusunda ciddi dirençlerle karşılaşıldığı yadsınamaz. Ne yazık ki işin akışını daha sağlıklı ve hızlı hale getirmekten ziyade olaylara sadece kendi çerçevesinden bakan, kendi işini en önemli olarak gören, birbirinin açığını arayan ve sürekli çatışma halindeki ufak derebeyliklerden oluşan, azımsanmayacak sayıda şirket hala mevcut. Böylesi bir tablonun sonucunda ise adil yönetim, entelektüel sermayenin gelişimi, mutlu çalışanların olduğu bir şirket tasviri yapmak çok güçtür. Böylesi şirketler için tıpkı Orta Çağ dönemi krallıkları gibi, tepe yönetimi zayıflamış ve sürdürülebilir başarıdan uzak olarak yaklaşmakta olan yıkıcı sonu görmek çok zor olmayacaktır.
Orta Çağ şirketleri için var olan hastalıktan kurtarmaya yarayacak reçeteyi yazmak da hiç kolay değildir. Daha doğrusu, atılması gereken adımlar net olmakla birlikte uygulamaya geçebilecek itici gücün sağlanması oldukça zordur. Böylesi şirketler için Dijital Çağ’ın sunduğu nimetlerden çok önce, kurumsallaşmanın en temel adımlarının hayata geçirilmesi gereklidir:
- Vizyoner Lider Tarafından Yönetilme
- Güçlü (Paylaşılan) ve Yenilikçi Kurum Kültürü Tesis Etme
- Organizasyonel Yapı Tasarımı
- Stratejik Yönetim Uygulama
- Çalışan Odaklı Yönetim Sistemi Kurma
Tüm şirketler için en temel amaç şirket yaşamını devam ettirebilmek iken, Dijital Çağ’ı yakalamak ve günün sonunda gelen yenilikleri şirkete entegre edebilmek birincil öncelik olmalıdır. Ancak bırakalım Dijital Çağı, henüz Orta Çağ’dan sıyrılamamış şirketlerimiz için üstlerine birkaç beden büyük gelen bu kıyafetleri giymeye çalışmadan önce daha derinde yer alan problemleri çözmemiz gereklidir.
