Kurumsallaşma çalışmaları şirketin bütününü kapsayan geniş ölçekli uygulamalardır. Bu nedenle çalışanlardan, yöneticilerden ya da şirket hissedarlarından bağımsız olarak düşünülemez. Kurumsallaşma uygulamalarının başarısında şirketin farklı kademelerinin her birinin kendilerine biçilen sorumluluklar kapsamında harekete geçirilmesi gerekir. Bu sorumluluklar kimi kademeler için şirketin geleceği ve dönüşümü için çok kritik bir role sahiptir.
Öncelikle, kurumsallaşma kavramından bağımsız olarak şirketleri incelediğimizde tüm başarı hikayelerinde mutlaka bir liderin imzasını görmek mümkündür. Aynı şekilde başarısızlıkla biten şirket serüvenlerinin arkasında da liderlerinin aldığı karar ve attığı adımların yansımaları görülebilir. Öyleyse şirketlerin başarısında da, başarısızlığında da şirketi o yöne doğru sürükleyen liderin belirleyici faktörlerin en başında geldiğini söyleyebiliriz.
Şirketlerde hiçbir zaman tek bir lider bulunmaz, aksine şirket içerisinde farklı kademelerde ve özelliklerde birçok lider ortaya çıkabilir. Liderlik payesinin alınmasında kişinin çevresindeki insanların değerlendirmesi ve kararı etkilidir. Hiçbir lider kendi başına “ben artık liderim” diyemeyeceği gibi, atanan her bir yönetici de aynı zamanda lider olarak değer görmeyebilir. Dolayısıyla liderlik payesi, kişilere verilen sorumluluk ve yetkilerden bağımsız olarak ortaya çıkabildiği gibi, liderler insanların fikir ve düşüncelerini gayri resmi yollar kullanarak da etkileyebilir. Şirket çalışanlarını toplu olarak etkileyebilme ve davranışları değiştirebilme gücü bulunan liderlerin kurumsallaşma çalışmalarında hem kontrol altında tutulması, hem de bu uygulamalara destek vermesinin sağlanması gerekir.

Her şirkette, şirketin tepe organizasyonu genellikle en etkili lideri barındırır. Bu lider bazen şirketin kurucusu/hissedarı, bazen de genel müdür gibi üst seviyelerde yer alan profesyoneller olabilir. Şirketin uzun dönemli başarısında ve geleceğe dair sağlam bir temelin oluşturulmasında tepe liderlerin birçok farklı özelliği olumlu ve olumsuz etkiler yaratabilir.
Bu yazımızda, Kurumsallaşma çalışmaları kapsamında birlikte uzun zamanlı projeler gerçekleştirdiğimiz onlarca şirket arasından en çok karşılaştığımız iki ayrı lider tipi üzerinde karşılaştırma yaparak liderlerin özelliklerinin nasıl sonuçlar yarattığını analiz edeceğiz. Öncelikle birbiriyle oldukça ortak yönü olan ancak iki farklı liderlik tipine sahip kurucunun yönettiği iki ayrı şirketin kurumsallaşma çalışmaları öncesindeki durumunu gözden geçirelim:
|
Lider-1 Tarafından Yönetilen Şirket |
Lider-2 Tarafından Yönetilen Şirket |
|
| Şirket Yaşı |
22 |
18 |
| Sektör |
İmalat |
İmalat |
| Yıllık Ortalama Ciro |
100 Milyon TL |
480 Milyon TL |
| Toplam Satışlardaki İhracat Oranı |
10% |
100% |
| Uzun ve Kısa Vadeli Borçların Ciroya Oranı |
90% |
18% |
| Çalışan Sayısı |
420 |
2500 |
| Yıllık Ortalama Çalışan Sirkülasyon Oranı |
40% |
18% |
| Yetki Devri |
Neredeyse Yok |
Farklı kademelere dağılmış kapsamlı ancak yazılı olmayan yetki tarifi |
| Yönetim İlkesi |
Kazanç ve Tasarruf Odaklı Yönetim |
Çalışan Odaklı Yönetim |
| Stratejik Planlama |
Herhangi bir çalışma yok, günün şartlarına uygun karar alma yapısı hakim
|
Yazılı Strateji Belgesi yok, uzun dönemli yatırım planları ve aşamalı çalışmalar mevcut |
| Çalışana Yaklaşım |
Aile üyesi gibi görülürler. Lider şirketin babasıdır, çalışanları hem sever, hem de döver.
|
Çalışanların gelişimi ve motivasyonu ön planda tutulur. |
| Çalışan Memnuniyeti |
Ortalama %38 |
Ortalama %71 |
| Organizasyonel Yapılanma |
Organizasyon Şema ve Görev Tanımları yok
|
Organizasyon Şema ve Görev Tanımları yok |
| Müşteri Memnuniyeti |
Ölçüm yok, fiyatlar uygun ancak kalite hataları üst düzeyde. Müşteriler her daim daha iyi fiyat bulursa gidebilir. |
Müşteriler tarafından ölçüm var, termin süreleri uzun ancak ürün kalitesi ve iletişim üst düzeyde. Müşterilerin birçoğu “partner” seviyesinde.
|
| İnsan Kaynakları Uygulamaları | İnsan Kaynakları çalışanı var.
|
Personel ve Özlük İşleri çalışanı var.
|
| Lider Hakkındaki Düşünceler |
Mavi Yakalılar babacan tavırlarından hoşnut, beyaz yakalılar mutsuz ve şirkete bağlı değil, yöneticilerin birçoğu geçmiş yaşanmışlıklar nedeniyle her şeye tepkisiz.
|
Lidere karşı eleştiriler var ancak herkes tarafından saygı duyuluyor. Liderin yaklaşımına ve gelecek planlarına güven söz konusu. |
| Gelecek Kuşak Planlaması |
Gelecek kuşak üyelerine güven yok, şirket içerisinde direkt yönetici olarak çalıştırılıyor ancak şirket yönetimi için sağlıklı yatırım yapılmıyor.
|
Gelecek kuşağa karşı umutlar var, şirket içerisinde her kademede çalıştırılıyor ve yetiştiriliyor. |
| Olumlu Yönler |
|
|
| Olumsuz Yönler |
|
|
İki liderin kurumsallaşma çalışmalarına başlama amacı da birbirinden farklılık göstermektedir. Babacan liderin kurumsallaşma beklentileri şöyledir:
- Artık her yere kendisi yetişemediği için kendisine sahadan sağlıklı bilgi gelecek yapı kurulması.
- Şirketin finansal risklerinin azaltılması için mekanizma kurulması.
- Şirketin büyümesi ve daha çok para kazanması.
Vizyoner liderin kurumsallaşma beklentileri şöyledir:
- Şirketin gelişimini sağlamak için daha sistemli bir yapı kurulması.
- Operasyonel gecikmeleri giderecek bir sistem kurulması.
- Şirketin stratejik planlama yapma alışkanlığı edinmesi.
Her iki liderin de şirket bünyesinde dönüştürücü ve yön belirleyici bir rol oynadığı herkes tarafından kabul edilmektedir. Kurumsallaşma çalışmalarının başlaması ile birlikte gerekli olan sistem altyapısının tasarlanması ve uygulamaya geçirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Uygulama hızları ve sonucunda elde edilen etkinlik düzeyi farklı olsa dahi, her iki şirkette de elde edilen sonuçlar benzer olmuştur. Peki, farklı liderlik özelliklerine sahip iki liderin sahip olduğu şirkette aynı sonuçlar elde edilebiliyorsa liderlik kavramının önemi nerededir? Başka bir soru daha soracak olursak, liderlik kavramının şirketlerin kurumsallaşması üzerinde belirleyici bir rolü aslında yok mudur?
Kurumsallaşma çabası içerisinde özellikle dış destek alınarak yapılan bu tür çalışmalar ile şirketin farklı özelliklerine bağlı olmaksızın istenen sonuçların kısmen elde edilmesi sağlanabilir. Şirketin kurumsal sistem altyapısının temel düzeyde kurgulanması ve stratejik planlama, organizasyonel yapılanma, hedeflerle yönetim gibi uygulama alanları harekete geçirilebilir. Peki ya alınan destekler sonrasında şirkette neler olur? Liderin öncelikli görevi şirketin kurumsallaşma çabalarının sürekliliğini sağlaması ve var olan sistemi koruyarak/geliştirerek yola devam edebilmesidir. Ülkemizde en sık karşılaştığımız “Babacan Liderlik” tarzında olumlu birçok yön bulunmasına rağmen, sistemin kurulması ve ilerletilebilmesi için birçok handikapı da içerisinde barındırdığı görülebilir. Alınan destekler sonrasında Babacan liderin yönettiği bir şirket içerisinde karşılaşılan muhtemel durum şu olur:
- Stratejik planlar ile hareket etme anlayışı gelişmeyen lider günlük gelişmeler ile ilerlemeye devam eder. Kurulan sistem, alınan günlük kararlar doğrultusunda yavaş yavaş bozulmaya başlar ve en sonunda işlemez hale gelir.
- Kurumsal sistemin işleyemeyeceğini gören çalışanların zaten az olan şirket bağlılıkları daha da zarar görür ve sistemi çalıştıracak olan kişiler teker teker ayrılabilir. Önceki sistemde kendi güç alanını yaratmış kıdemli çalışanlar daha fazla güç kazanır.
- Kurumsallaşma çabalarına harcanan kaynaklar boşa kullanılmış olur, şirketin finansal riskleri artar.
- Şirketin gelecek kuşaklarına yönelik olumsuz bir tecrübe yaratılır, gelecek kuşakların profesyonel yönetim anlayışını geliştirememesine neden olur.
- Genellikle Babacan lider, değişimden beklentilerin karşılanamaması sonucunda kendisinin değiştiğini ancak başka kimsenin değişmediğini öne sürer ve yaşanan sonuçları da “ben iyiyim – sen kötüsün” yaklaşımı ile karşılar. Ancak bu düşünceye rağmen herkesi aile ferdi gibi gördüğü için radikal değişimler yapmaktan kaçınır.
Kuşkusuz bir şirketin başarısı için birçok farklı liderlik özelliğini bir arada taşıyan tepe liderin bulunması gereklidir. Bu özelliklerin hepsi üzerinde tek bir yazı ile durmak zor olacağı için, hepsinin başlangıcı olabileceğini kabul ettiğimiz ve kurumsallaşma çalışmaları sonrasında da şirketi daha ileriye taşıyabilen “Vizyoner Lider”in uygulamaları ise şunlar olur:
- Stratejik planlamayı önemseyen Vizyoner Lider, atacağı her adımda bu belgeyi rehber olarak kabul eder. Böylelikle sistemli ve tutarlı adımlar atılarak şirketin gelişimine devam edilir.
- Organizasyonel yapının tasarlandığı hali ile kalması ve hatta geliştirilmesi yönünde çabalar teşvik edilir. Bu sayede tüm çalışanların organizasyonel yapıya inanması ve uygulaması özendirilir.
- Şirket içerisinde tek bir liderin dönüşüm için yeterli olmayacağı ve hatta sürdürülebilirlik ilkesi açısından tehlikeli olacağını bilen Vizyoner Lider birçok değişim lideri/temsilcisi oluşmasına destek olur. Şirketin elde ettiği başarılarda bir adım geride durarak takım çalışmasını işaret eder ve önemli olanın şirketin kendisi olduğunu vurgular.
- Sürekli gelişim, yenilikçi kültür, hedeflerle yönetim gibi kavramların şirkete yerleşmesini ve birer ilke haline gelmesine olanak sağlar.
- Şirket içerisinde sağlıklı bir denetim mekanizmasının kurulmasına öncülük eder, böylelikle sürekli operasyonun içerisinde olmaktansa gerektiği kadarı ile faaliyetleri değerlendirir. Asli görevi olarak şirkete “Vizyon sunma, Yön belirleme, İlham verme” çalışmalarına odaklanır.
- Şirketin gelecek kuşaklar tarafından da sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli tüm adımların uygulanmasını sağlar. Bu adımların yeterli olmayacağını analiz ettiği noktada profesyonel yöneticiler tarafından şirket operasyonlarının yönetilmesine olanak tanır.
- Öncelikle çalışan odaklı yönetim anlayışının gelişmesini ve buradan hareketle müşterilere daha fazla katma değer sağlamaya odaklanır.
- Değişime direnç gösteren ve sisteme zarar veren noktalara cesurca eğilir ve gerektiği durumlarda (alt yapısını hazırlayarak) radikal kararlar almaktan çekinmez. Böylelikle sistemin kalıcı ve dinamik olmasını sağlar.
Kurumsallaşma çalışmaları bir şirket için oldukça sancılı dönemlerin yaşanmasına neden olsa da, iyi bir lider sayesinde tüm engellerin daha kolay aşılması sağlanabilir. Dahası, kurumsallaşma kavramının bir sefere mahsus olmadığı ve sürekli gelişim gerekliliğinin bilincinde olan bir lider ile şirketin sürdürülebilir başarıyı yakalaması olağandır. Vizyoner liderler Kurumsallaşmanın Temelleri yazımızda belirttiğimiz diğer kurumsallaşma başlıklarının yürütülebilmesi için takımın teknik direktörlüğü görevini görürler. Siz de eğer şirketinizin bu çabalarını başarı ile sonuçlandırmak istiyorsanız Vizyoner Liderliği öğrenmeniz, eğer gerekli özellikleri kazanamayacağınızı düşünüyorsanız da en radikal adımı atarak “O” kişiyi bulup şirkete kazandırmanız gerekir.
Zaten ülkemizde yeterince kurumsallaşamayan ve geleneksel yaklaşım ile yönetilen şirket var, lütfen siz değişin/değiştirin!
Geri bildirim: Yenilikçi Şirket Kültürü: Bize Özveri ve Cesaret Gerek! – Ahmet Emre Aköz
Geri bildirim: Kurumsal Çalışan Yapısı: Ya İçindesindir Çemberin, Ya Da Dışında Yer Alacaksın! – Ahmet Emre Aköz