Kurumsallaşma çabası içerisindeki şirketlerde “Stratejik Yapı”, “Organizasyonel Yapı”, “Liderlik” ve “Şirket Kültürü” konularında çalışmalar yürütmek, sağlıklı bir sistemin olmazsa olmazlarıdır. Ancak, sistemler onları uygulayan insanlar ile birlikte anlam kazanırlar. Dolayısıyla, kullanıcısı olmayan “Mükemmel Sistemler” sadece park yerinde sergilenen süper lüks arabalara benzerler ve sizi hiçbir yere ulaştıramazlar.
Şirketlerde kurumsallaşma çalışmalarını iki ana aşamaya bölmek istersek bunlardan birisi “Sistem Tasarımı” dediğimiz planlama ve tasarlama aşamasından oluşur. İkinci aşama ise “Uygulama ve Kontrol Aşaması” dediğimiz, tasarlanan sistemin uygulamaya geçirildiği ve eksikliklerin kontrol edildiği aşamadır. İkinci aşamanın layıkıyla yerine getirildiği her işlemin sonunda elde edilen bilgiler ile tekrar birinci aşamaya geçilir ve sistemdeki eksikliklerin geliştirilmesi yönünde tasarım yeniden yapılır. Bu döngü sayesinde şirketlerin sistemlerini geliştirdiği ve uygulamaya geçirdiği dinamik yapı sürekliliğini korur.
“Uygulama ve Kontrol Aşaması” olarak bahsettiğimiz yapı aslında kağıt üzerinde tasarımı yapılan sistemlerin test edildiği bir özelliğe sahiptir. Kurumsallaşma çalışmalarının başarısı da sistemin doğru kurgulanmasının yanı sıra etkin bir şekilde uygulanabilmesine de bağlıdır. Kurumsal şirketleri başarıya götüren denge yapısı burada yatmaktadır: Doğru Sistem Dizaynı ve Etkin Kullanıcılar. Etkin kullanıcıları daha geniş bir perspektiften bakarak “Kurumsal Çalışan” olarak da ifade etmek mümkündür. Kurumsal çalışan dendiğinde bir şirket içerisinde kurumsal kıyafetler ile gezen, plaza dili konuşan ve sadece beyaz yakalılardan oluşan bir topluluk olarak hayal etmek doğru değildir. Kurumsal çalışanlar şirketin her kademesinde, her departmanında, her yaştan ve deneyimden çalışan için kullanılabilecek bir ifadedir. Bir kurumsal çalışanın en belirgin özellikleri şunlardır:
- Kurumsal çalışan, sistem içerisinde belirlenmiş olan kural ve prosedürleri uygular, başkaları tarafından da uygulanması yönünde örnek olur.
- Kurumsal çalışan, sadece çerçevesi çizilen sistemi uygulamaz, aynı zamanda sistemin gelişimine katkı sağlayacak öneriler geliştirir.
- Kurumsal çalışan, geliştirdiği önerilerin şirkete katma değer sağlaması için projelerde yer alır, çıktılar üretir ve tüm şirkete yaygınlaştırır.
- Kurumsal çalışan hem kendisini, hem de çevresindeki takım arkadaşlarının gelişimini önemser ve yardım eder.
- Kurumsal çalışan, kendisine ait süreçlerde “değer” katan işlemlere odaklanır, israftan uzak durur.
- Kurumsal çalışan, iş ve özel yaşamını bütünün parçaları olarak bir arada görür ve her anına anlam katmaya çalışır.
- Kurumsal çalışan, kendini ve çevresini doğru anlamlandırabilen, iletişim kabiliyeti yüksek çalışandır.
- Kurumsal çalışan, iş hayatı içerisinde mekanik davranışlar sergilemek yerine duygularını gerektiği yerde kullanmayı bilen, ast ve üstlerine karşı düşünce ve hislerinde açık olabilen çalışandır.
Yukarıda ifade edilen tüm özellikler farklı iş dalları, yaş, eğitim seviyesi ve deneyim fark etmeksizin öğrenebilen ve geliştirilebilen davranışlardır. Kurumsal şirketleri başarıya götüren önemli faktörlerden birisi de bünyelerinde kurumsal çalışan özelliklerini gösteren kişi sayısının diğerlerine göre daha baskın olmasıdır. Öyleyse kurumsallaşma çalışmaları yürüten şirketlerin başarılı ve sürdürülebilir uygulamalar elde edebilmek için kurumsal çalışan sayısını gün be gün artırmasını sağlayacak yapılar geliştirmesi gereklidir. Peki, bir şirket kurumsal çalışan sayısını nasıl artırabilir? Bu sorunun birbirinden ayrılamaz nitelikte iki çözüm yolu vardır:
- Şirket çalışanlarının kurumsal çalışan olma özelliklerini artıracak uygulamalar geliştirmek.
- Kritik noktalarda yer alan pozisyonlar ve yeterli gelişim gösteremeyen çalışanların olduğu noktalara dışarıdan profesyonelleri dahil etmek.
Kurumsal çalışan sayısını artırabildiğimiz ölçüde kurumsallaşma seviyemiz de artar. Ancak, başka bir gerçek daha vardır ki hiçbir şirket tüm çalışanlarını istenen düzeyde kurumsal çalışan seviyesine yükseltemez. Her şirkette uygulamaları kabul etmeyen, gerekli özelliklere sahip olmayan ya da kurumsal bir yapı içerisinde çalışmak istemeyen (gayet doğaldır) çalışanlar olacaktır. Bu nedenle, hem tüm çalışanlara örnek olmasını sağlamak, hem de değişime direnen çalışanların bulunduğu konumları değiştirebilmek adına dışarıdan profesyonellerin de alımı söz konusudur. Ayrıca, unutulmamalıdır ki şirketimizin milat kabul edilen andan itibaren bu iki çözümün yanı sıra genç, deneyimsiz ve en alt seviyede çalışması için aldığı kişileri de kurumsal birer çalışana dönüştürmek amacıyla oryantasyon programlarını uygulaması şarttır.
Özellikle tam olarak kurumsal yapıda olmayan şirketlerin kurumsal yapıya dönüşümü sırasında çalışanların oldukça zorlandıkları bilinen bir gerçektir. Bir çalışan olarak değişim sürecinden bireysel anlamda da güçlenerek çıkabilmek ve kurumsallaşabilmek için neler yapılması gerektiğini ise şöyle özetleyebiliriz:
- Öncelikle kişinin “konfor alanı”nı terk etmeye istekli olması gereklidir. Bugün, konfor alanında durmayı tercih eden hiçbir kimse tesadüflerin sürüklediği doğal hayat akışının dışına çıkamaz. Bu nedenle farklılık yaratabilmek için konfor alanının dışına çıkabiliyor olmak en önemli adımdır.
- Çalışanların hedef belirleme aşamasında kendileri için performanstan önce öğrenme hedefleri koymaları önemlidir. Yeni bilgi, beceri ve davranışlar öğrenmeyen çalışanların gelişim sağlamaları ve kazanımlarını şirkete de yansıtmaları olanaksızdır. Dolayısıyla öncelikle odak noktası gelişim ve öğrenme eksenli olmalıdır.
- Konfor alanının dışına çıkmayı becerebilen ve böylelikle yeni deneyimler, bilgiler ve davranışlar elde eden çalışanların çevresine farklı perspektiflerden de bakmayı öğrenmeleri uzun sürmez. Farklı bakış açıları geliştirmek, pozitif eleştirel tutum sergileyebilmek ve böylelikle sadece kendimizi değil, aynı zamanda çevremizi, işimizi ve şirketimizi de geliştirecek fikirler üretmek bir kurumsal çalışanın önemli görevlerindendir.
- İş hayatının yanında özel yaşamla dengeyi kurabilmek, yaşamı daha anlamlı hale getirebilmek ve mutlu olabilmek için içsel motivasyon öğelerini geliştirmek gereklidir. Sadece başkalarının sunduklarıyla mutlu olmak yerine kişinin içsel motivasyonunu harekete geçirmesini sağlayacak gelişim göstermesi elzemdir.
Daha önce saymış olduğumuz ve tüm özellikleri uygulayabilen kurumsal çalışanların çoğunlukta olduğu şirketlerin başarı çıtasını her gün artırdığını söylemek yanlış olmaz. Kurumsal çalışan olabilmek için hem şirket yönetimine, hem de çalışanın kendisine önemli sorumluluklar düşmektedir. Şirketler geliştirdikleri uygulamalar ile çalışanlarını kurumsallaşmaları yönünde desteklerken, kişilerin de kendileri için yukarıda sıralanan dört maddeyi benimseyebilmeleri önemlidir. Konfor alanını terk edebilmek, öğrenme hedefleri koyabilmek, pozitif eleştirel tutum geliştirebilmek ve içsel motivasyonu artırabilmek bir kişinin kendi hayatı için atabileceği en büyük adımdır.
Büyük adımlar atmak ve ilerleyebilmek için de bizlere dayatılan çemberin dışına çıkmak ve dışarıdaki fırsatları yakalamaya çalışmak gerekir!
